Marmara Üniversitesi ile Platformder arasında...

Marmara Üniversitesi ile Platformder arasında yapılan işbirliği protokolü kapsamında "Personel Yükseltici Platformlar Semineri" düzenlendi

Marmara Üniversitesi ile Platformder arasında yapılan işbirliği protokolü kapsamında, üniversitenin Göztepe Kampüsü Teknoloji Fakültesi Konferans Salonunda 25.02.2019 Pazartesi günü “Personel Yükseltici Platformlar Semineri” düzenlendi. Seminere sektör temsilcilerinin yanı sıra, üniversiteden akademisyenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdiler.

Marmara Üniversitesi ile Platformder arasında yapılan işbirliği protokolü kapsamında "Personel Yükseltici Platformlar Semineri" düzenlendi

Marmara Üniversitesi ile Platformder arasında yapılan işbirliği protokolü kapsamında, üniversitenin Göztepe Kampüsü Teknoloji Fakültesi Konferans Salonunda 25.02.2019 Pazartesi günü “Personel Yükseltici Platformlar Semineri” düzenlendi. Seminere sektör temsilcilerinin yanı sıra, üniversiteden akademisyenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdiler.

Marmara Üniversitesi ile Platformder arasında yapılan işbirliği protokolü kapsamında "Personel Yükseltici Platformlar Semineri" düzenlendi
28 Mart 2019 - 10:57 - Güncelleme: 28 Mart 2019 - 11:24
Reklam

Programın açılış konuşmasında söz alan Üniversitenin ISG Birim Koordinatörü Doç. Dr. Ayhan ONAT, Üniversite – STK işbirliğinin öneminden bahsederek, üniversite öğrencileri için bugün önemli bir projeye imza attıklarını belirtti. Personel Yükseltici Platformların, yüksekte güvenle çalışmada önemli ekipmanlar olduğunu söyledi. Bu ekipmanların, gerek İSG, gerek üretim ve gerekse Periyodik Kontrol boyutu ile iş imkânları oluşturacağını anlattı.

Daha sonra kürsüye gelen Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Saim OCAK, Platformder’e teşekkürlerini sunarak, üniversite öğrencilerine doğru bilgi ve beceri ile kendilerini donatmalarını ve iş hayatında da doğruluktan ödün vermeden işlerini yapmalarını tavsiye etti.

Platformder adına konuşma yapan Yönetim Kurulu Başkanı Servet Ayhan, derneğin kurulmasının üzerinden kısa bir dönem geçmesine rağmen önemli çalışmalara imza atarak sektördeki temsil gücünü arttırdığını belirtti.

Sayın Ayhan konuşmasının devamında ise aşağıdaki konulara değindi.

05.10.2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan “Yapı İşlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliği” ile yüksekte çalışmaya yeni bir tanım getirilmiştir.

İlgili yönetmeliğin Ek-4’ünde, Yüksekte Çalışma; “Seviye farkı bulunan ve düşme sonucu yaralanma ihtimalinin oluşabileceği her türlü alanda yapılan çalışma; yüksekte çalışma olarak kabul edilir.” şeklinde yeniden tanımlanmıştır.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yüksekte çalışma için 1,3 metre kabul edilmişken, bu yükseklik Amerika’da 1,2 metre, Avrupa’da da 1,8 metre olarak kabul edilmektedir.  Ülkemizde ise bir seviyenin verilmemesi, devletin bu konuya verdiği hassasiyeti göstermektedir.

Platformlar yüksekte güvenle çalışmanın yanı sıra, imalat süreçlerinin kısalmasında da önemli roller üstlenmektedirler. Bu durumun en güncel örneği yeni havalimanıdır. İnşaatın yoğun olduğu dönemde 2.000 adetin üzerinde platform havalimanı projesinde çalışmıştır ve hala çalışmaya da devam etmektedir.

Dernek olarak 2018 sonunda bir çalışma yaptık. 120 firma ile birebir görüşülerek, personel yükseltici platform kiralaması yapan firmaların makine parkındaki adetleri tespit ettik. Bu rakam toplamda 13.400 adet olarak karşımıza çıktı. Nüfusa oranladığımızda ise ortalama olarak her 100 bin kişiye 13 platform düştüğünü gördük.

Türkiye ile aynı nüfus oranına sahip Almanya’da ise, her 100 bin kişiye düşen platform sayısı 60 olarak bilinmektedir.

Aradaki 4.5 katlık farkın en önemli sebebini sorduğumuzda; alacağımız cevap şudur. İş sağlığı ve güvenliğinin bir yaşam kültürü olması ve bunun neticesinde de platformların kullanım alanlarının artmasıdır diyebiliriz.

Hızla geçen zaman, beraberinde imalat teknolojilerini de değiştirirken, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında kullanılan ekipmanların da gelişmesine sebep olmuştur. 

Bugün burada aslında sizlere, mezun olduktan sonra iş hayatınızda karşınıza çıktığında, “ben bu makinayı görmüştüm ve yüksekte çalışmada kullanılması gerekiyor” dedirtmenin temellerini atmak istiyoruz.

Platformder olarak, Marmara Üniversitesi ile işbirliğinin temellerini atmış bulunmaktayız. 3 ay gibi kısa bir sürede kendileri ile, işbirliği protokolü yapacak duruma geldik.  Yine bu süre zarfında 2 etkinliklerine destek olduk ve bugün de üçüncüsünü birlikte yapıyoruz.Önümüzdeki yıllarda, üniversitemiz ile daha birçok güzel projeye imza atacağımızın da müjdesini sizlere veriyorum.

Aslında dernek olarak bu yapacağımız 2.işbirliği protokolümüz olacaktır. İlkini, Milli Eğitim Bakanlığı ile 7 bölgede 12 meslek lisesini kapsayacak şekilde yapmıştık. İşin üniversite ayağını da inşallah Marmara Üniversitesi ile yapacağız. Gerektiği taktirde; okul öncesine de inerek, bir çalışma başlatabiliriz. Yeter ki iş sağlığı ve güvenliği bir yaşam kültürü olsun.

Platformder; temsil ettiği sektör adına; Gözetleyici, Savunucu, Hizmet Sağlayıcı, Uzman Görüşçü, Kapasite Geliştirici, Düşünce Üretici, Farkındalık Oluşturucu, Dayanışmacı ve Standart Üretici faaliyetlerini yürütmeye devam edecektir.

Bugün burada yaptığımız seminerin, Üniversite – STK işbirliği için önemli rol model olacağına inancımız tamdır ve ayrıca bütün sektör bileşenlerinin ortak paydada buluştuğu bir zemin olarak da değerlendirilecektir.

Şeklinde konuşmasını tamamladı.

Els Lift adına konuşma yapan Üretim Müdürü Mümine Çağrın, konuşmasına üniversite öğrencileri ile bir araya gelme fırsatını sağladıkları için Marmara Üniversitesi ve Platformder’e teşekkürlerini sunarak başladı. Konuşmasının devamında ise;

Türk Makine İmalat sektörü büyüyor, Türk makinesi imajı güçleniyor ve dünyada tercih edilen bir statüye geldi. Sevindirici gelişme, ülkemizin ekonomi politikalarının odağının ithalattan ziyade, yavaş yavaş ihracat ve yerli üretime yöneldiğini görmemiz.

Geçtiğimiz yılı 168,1 milyar dolar ihracatla kapatan ülkemizin, 17,1 milyar doları makine sektöründe gerçekleştirildi. Toplam İhracat içerisindeki payını %10,1 arttırarak %20,3 ile 2018 yılında ihracatını en fazla artıran sanayi gruplarından biri makine sektörü olmuştur.

Personel Yükseltici Platformların İş güvenliğine hizmet ediyor olması, imalatı esnasında tüm detaylarda yüksek hassasiyetle çalışılması zorunluluğunu doğurmaktadır. Bu sebepledir ki; Platform tasarımı esnasında uluslarası bir standarta bağlı olarak çalışılması gerekmektedir.

Personel Yükseltici Platformların, bütün tipleri ve boyutları için gerekli güvenlik kuralları ve önlemlerini kapsayan standart; TS EN 280+A1 Standardıdır. Bu standart, personel yükseltici platformların güvenli kullanımı ve işletilmesinden sorumlu; tesis sahipleri, işverenler, yöneticiler, operatörler ve eğitmenler içinde önemlidir. Standardın içeriğinde; platform ilk hizmete girmeden önce yapısal tasarım hesaplamaları, kararlılık kriterleri, güvenlik incelemeleri ve testleri yer almaktadır. Kullanımdan kaynaklanan tehlikelerin tanımları yapılarak, bu tehlikeleri önlemek ve azaltmak için gerekli yollar da yine bu standart içerisinde tanımlanmıştır. Ek olarak, kullanım talimatı ve işaretler gibi gereksinimler de yine bu standart içinde bulunmaktadır.

Tüm üretim yapan sektörlerde olduğu gibi, üretim sisteminin verimliliği her bir çalışanın yetenekleri ile doğrudan bağlantılıdır. Bizler Personel yükseltici platform imalatında Makine, Mekatronik, Elektronik, metalürji ve malzeme ve bilgisayar mühendislik dallarında öğrenim görmüş birçok mühendis ve tekniker çalışanımızla uluslararası arenada Ülkemizi temsil ettiğimizin bilinci ile çalışmalarımıza devam etmeliyiz. Bir makinenin proje, prototip, yeni ürün devreye alma, ürün geliştirme ve ürün gerçekleştirme dahil tüm operasyon aşamalarında bahsettiğim bu mühendislik dallarında uzmanlaşan mühendislerimiz, teknikerlerimiz ve İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanlarımız, bir ekip olarak çalışmalarımıza bütüncül bir yaklaşımla yön vermeliyiz. Teknik kadrolarımız sahada(Gemba)(değerin yaratıldığı yer) olmanın ve ekip çalışmasının önemini bilmeli ve özümsemeliler. Makinelerin ardında pırıl pırıl genç beyinlere ihtiyacımız var.

Türkiye’nin orta gelir kuşağından kalıcı olarak çıkıp yüksek gelir seviyesine geçişi; insan, bilim, teknoloji ve inovasyona yapılacak yatırımlar ile mümkündür. Mevcut genç insan kaynağımızın da bu alanlara teşviki ile üreteceğimiz yerli ve milli ürünler ile bağımsız bir sanayi ve teknoloji ülkesi haline gelebiliriz.

Çünkü Ülkemizin inovatif, proaktif, araştıran, bilen ve doğru bildiğinden emin olduğunda bildiğini söylemekten çekinmeyen bir gençliğe ve bu gençlerle gelişen bir sanayiye ihtiyacı var!

Hedefimiz,” milli teknoloji, güçlü sanayi olmalıdır” ve bu güçlü sanayi içerisinde kadın çalışanların da artması gerekmektedir. Diyerek koşmasını tamamladı.

Programın 2.kısmında söz alan Rent Rise Firması Genel Müdürü Erhan Acar, Yüksekte Çalışmada Personel Yükseltici Platform uygulamaları konusunda bir sunum gerçekleştirdi. Sayın Acar sunumunda kısaca aşağıdaki konulara değindi.

Günlük hayatımızda birçok defa yüksekte çalışma ile ilgili olumsuz örnekler ile karşılaşmaktayız. İnsan hayatının bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu görüyoruz. Çoğu zaman da maalesef bu olumsuz örneklerin acı sonuçlarını “iş kazası” haberi olarak görmekteyiz.

Bu ve benzeri kazaların önüne geçilmesinin en önemli yolu eğitim ve doğru ekipman kullanımıdır. Bu gün burada sizlere yüksekte güvenle çalışmak için en doğru ekipman olan personel yükseltici platformlar hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

Platformlar çok özel üretimler dışında 10 ana grupta toplanmaktadır. Bu ana grupta bulunan ürünlerde kendi aralarında çalışma yükseklikleri ve farklı özellikleri ile de çeşitlilik göstermektedir.

Bu 10 grupta toplanana platformların ortak kullanım alanları dışında kendine özgü kullanım alanları da bulunmaktadır. Bu nedenle ürün seçiminde; iç mekan, dış mekan kullanımı, dikey çalışma yüksekliği, yatay erişim mesafesi, platform kapasitesi, platform ölçüleri, zemin koşulları ve tekerlek zemin basıncı önemlidir.

Platformlar, bazen farklı kullanımlar içinde tercih edilmektedir. Bunların başında, canlı yayın, konser, spor müsabakaları gelmektedir.

Ayrıca platformlar yüksekte güvenle çalışma ortamı sağlarken, kendi güvenlik sistemleri de bulunmaktadır. Bu güvenlik sistemleri, sepet içinde çalışan için güvenli çalışma ortamı oluştururken, güvenli olmayan durumlar oluştuğunda sistemin hareket etmesinin önüne geçmektedir.

Konuşmasının son kısmında ise konferans salonu dışında bulunan platformları kullanarak tecrübe edeceklerini söyleyerek Sayın Acar konuşmasını tamamladı.

Türkiye’de platform kiralamasının kısa bir tarihçesini anlatmak üzere kürsüye gelen Platformder Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Saruhan Günaydın, üniversiteli gençler ile keyifli bir konuşma gerçekleştirdi.

2004 yılında başlayan bu serüveninin bugün ülkemizde 13.400 adetlere geldiğini söyleyen Sayın Günaydın, ilk bu işe başladığımızda bir masa ve Fransızca yazılmış bir ürün kataloğu vardı. Bizlerden bu ürünlerin kiralanması isteniyordu. Bizlerde oturduk ve araştırma yaptık, nerelerde kullanılabilir diye. AVM’ler ilk aklımıza geldi. Randevu aldık gittik, personel yükseltici platform kiralama kavramını yanlış anlayanlar oldu. Bizleri İnsan Kaynakları firması zannettiler. Ama biz yılmadan kendimizi anlattık. Yaptığımız işin önemini biliyorduk. Bu önemi bugün sizlere anlatmak için buradayız. Bizlere bu fırsatı sağlayan herkese teşekkürlerimizi sunmak istiyorum diyerek konuşmasını tamamladı.

Programda son konuşmayı ve sunumu Genie Türkiye ve Hazar Denizi Bölgesi Ülke Müdürü Okan Acar geçekleştirdi.

Sayın Acar, GenieLift’in dünya genelinde %25 lik bir Pazar payına sahip olduğunu söyledi. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Servet Ayhan’ın da bahsettiği gibi ülkemizde her 100 bin kişiye düşen platform sayısı 13 adettir. Almanya’da bu sayı 65 adet olarak karşımıza çıkmaktadır.

2018 yılında kiralama firmaları makine parkındaki büyüme bir önceki yıla göre %4 büyüyerek 290 bin adeti geçmiştir. Bu sayıya son kullanıcıları da dahil edersek 350 bin adet civarında bir satış gerçekleşmiştir diyebiliriz. 2018 yılında Avrupa’da Platform Kirama Geliri yaklaşık olarak 2,7 milyar € olarak gerçekleşmiştir. Bu kadar amansız rekabet içinde bir önceki yıla göre %6 artması da önemli bir bilgidir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde ise kiralama parkında bulunan ekipman sayısı 600 bini geçmiştir. Buna karşılık kira geliri ise 9,8 milyar USD olmuştur.

Avrupa ve Amerika’da doluluk oranlarına baktığımızda ise, %65 ve %69 olarak karşımıza çıkmaktadır. Yıllar içerisinde bu kullanım oranları hep bu seviyede kalmıştır. Bu durum kiralama parkında bakım onarımı yapılan ekipmanların kullanımda olduğunu sonucunu ortaya çıkarmaktadır.

Bakım ve onarımı yapılmayan platformlar hizmet vermemektedir. Eğer bir yatırım olacak ise de bunu yeni ekipman alımı ile yapmaktadırlar.

Ülkemizde ise, doluluk oranı %90 ları hatta bazı zamanlarda dışardan makine tedarik edilerek %100 lerin üzerine çıkmaktadır. Doluluk oranındaki düşme ülkemizde %60 lara geldiğinde firmalarımız için önemli kayıplara neden olurken, yurt dışında zaten %60 larda çalıştıkları için bir sıkıntı olmamaktadır.

Öte yandan kişi başı gayri safi milli hasılasının yüksek olan ülkelere baktığımızda da her 100 bin kişiye düşen platform sayısının yüksek olduğunu görmekteyiz. Çünkü platform kullanımı bir gelişmişlik ölçüsüdür. Yapılan işin kısa sürede güvenle yapılmasını sağlamaktadır.

Netice itibariyle ülkemiz genişleyecek bir pazardır. Bu pazarı büyütecek ve yakın coğrafyaya taşıyacak olanlar sizlersiniz. Önce hizmet kalitesini ön plana koyarak, iyi maliyet analizleri yapan hizmet verecek firmalar bu paydan faydalanabilecektir.

Diyerek teşekkür edip konuşmasını tamamladı.

Programın son kısmında, Marmara Üniversitesi tarafından tüm konuşmacılara, destek olan kuruluşlara ve öğrencilere plaket ve teşekkür belgeleri verildi.

Daha sonra öğrenciler dışarda bekleyen platformları kullanma fırsatı buldular.

Bu haber 6049 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum