Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve...

Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı, Pullman İstanbul Kongre Merkezi'nde başladı

Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı, 18 Nisan 2019 tarihinde Pullman İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı.

Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı, Pullman İstanbul Kongre Merkezi'nde başladı

Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı, 18 Nisan 2019 tarihinde Pullman İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı.

Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı, Pullman İstanbul Kongre Merkezi'nde başladı
18 Nisan 2019 - 15:12 - Güncelleme: 18 Nisan 2019 - 15:18
Reklam

Yerli temiz kömürün geleceğini tartışmak üzere Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER) tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın desteğiyle bu yıl üçüncüsü düzenlenen Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı, 18 Nisan 2019 tarihinde Pullman İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı.

Çalıştay ve Fuarın açılışına, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez canlı video bağlantısıyla bağlandı. Fuarın açılışını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Mithat Cansız, Dünya Kömür Derneği Politikalar Yöneticisi Liam Mchugh ve KÖMÜRDER Başkanı Gökalp Büyükyıldız yaptı.

Cari açığın kapanmasına 280 milyon dolarlık katkı

Canlı video bağlantısıyla bağlanan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez çalıştayın üçüncüsünün yapılmasını ve daha da önemlisi sürdürülebilir olmasını çok önemsediğini belirtti.

Enerji Bakanı şunları söyledi: “Kömür dünyada 200 yıldan daha uzun süredir kullanılıyor ve bugün bile halen dünyanın en gelişmiş ülkelerinin enerji portföylerinde kömür ilk sırada. Bizim de yerli kömürden vazgeçmeye hiç niyetimiz yok. Enerjide ithal girdi oranımız halen yüksek. Bu nedenle enerji arz güvenliğimiz için, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı için kömür kritik bir role sahip. Gerek kamu gerekse de özel sektörümüzün inancı ve desteği sayesinde yerli ve yenilebilir kaynaklardan elektrik üretimimiz yüzde 55-60 arası bir banda oturmaya başladı. Mart sonu itibariyle yerli kömürden elektrik üretim rakamımız yüzde 16,2 seviyesinde ancak yerli kömürde sahip olduğumuz potansiyeli göz önüne aldığımızda bu oranı daha da yukarılara çekmemiz gerekiyor. Önümüzdeki dönemde yerli kömürde 5 bin MW ilave kurulu gücü devreye alarak enerji portföyümüzdeki payını daha da yukarılara çekeceğiz. Öte yandan cari açığımızın kapanmasında yerli kömürün katkısı çok büyük. 1000 MW kapasiteye sahip bir yerli kömür santrali kurulduğunda, bu santralin yıllık üreteceği elektrik miktarı ile yıllık yaklaşık 1,24 milyar metreküp doğal gaz ithalatının önüne geçmiş olacağız. Maddi olarak da cari açığımızın kapanmasına yıllık yaklaşık 280 milyon dolarlık bir katkı sağlayacak.”

Cumhuriyet tarihi rekoru geldi

Afyon, Kahramanmaraş, Eskişehir, Konya, Tekirdağ gibi önemli havzalarda yeni kömür rezervleri keşfettiklerini ve geçen yıl 101,5 milyon ton kömür üretimi gerçekleştirerek Cumhuriyet tarihi rekoruna imza attıklarını söyleyen Fatih Dönmez, bu artışta son yıllarda artan sondaj faaliyetlerinin büyük payı olduğunu, MTA’nın geçtiğimiz yıl 1,5 milyon metre sondaj yaparak bu alanda önemli bir başarı yakaladığını bildirdi.

Güvenli madencilik kırmızı çizgimiz

Güvenli madencilik için yaptıkları çalışmalardan da bahseden Dönmez: “Madenlerimizi risk derecelerine göre 3 gruba ayırdık ve denetim sıklığımızı artırdık. Geçen yıl 8 bin 88 maden sahasında 11 bin 95 ocağı denetledik. Denetimler sonucu 2 bin 500 maden sahasının faaliyetlerini geçici olarak durdurduk. Denetim sayımızı bu yıl 9 bine çıkarmayı hedefliyoruz.”

Kömürle ilgili algı operasyonları yürütülüyor

Dönmez: “Kömürle ilgili ne yazık ki gerek iletişim eksikliği gerekse de belli grupların yürüttüğü algı operasyonları nedeniyle kara propaganda yürütülmektedir. Kömüre dair ortaya atılan pek çok iddia hala geçtiğimiz yüzyılın parametreleriyle ifade edildiği için bu konuda ne yazık ki kamuoyunda bir zihin karmaşası yaşanmaktadır. Oysaki kömür sektörü bugün teknolojiye yaptığı yoğun yatırımlarla hem çevresel kriterlerin sağlandığı hem de verimliliğin artırıldığı bir yapıyı hayata geçirmeye başladı. Bizler milletimizin kaynaklarını her ne pahasına olursa olsun çıkaralım anlayışına karşıyız. Kaynaklarımızı ekolojik dengeyi bozmadan, çevresel sürdürülebilirlik kriterleri çerçevesinde gün yüzüne çıkaracağız. Santrallerin, yatırımların, karın, zararın elbet bir ömrü, maliyeti var ama çevrenin maliyeti yok. Çevresel tahribatların geri dönüşü neredeyse bir nesil sonra telafi ediliyor. O nedenle bu konuya yüksek ihtimam gösteriyoruz.”

Çayırhan örnek proje olacak

Bakan Dönmez sözlerine şöyle devam etti: “2019 sonuna kadar eski nesil santrallerin bacalama ve filtreleme sistemlerinin değişmesi için üreticilerimizle daha önceden mutabık kalmıştık. Yeni nesil santrallerimizi ise en ileri teknolojiyle, doğal dengeyi bozmadan ve minimum emisyon değerleriyle inşa edeceğiz. Çayırhan bunun en güzel örneklerinden biri. Gerçekleştirdiğimiz ihalede belirlenen hava kalite sınır değerleri Avrupa Birliği tarafından kabul edilen sınırların da altındaydı.”

Rezervlerimiz 19 milyar tona yükseldi

Enerji arz güvenliği ve maliyetler açısından yerli kömürün temiz ve maksimum verimlilikte enerji üretimindeki payını artırmak için yapılması gerekenleri tüm taraflarla bir araya gelerek tartışmak üzere bu yıl Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı’nı düzenlediklerini belirten KÖMÜRDER Başkanı Gökalp Büyükyıldız, desteklerinden dolayı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e teşekkür etti.

Yerli kömür üretiminin artması ve enerjideki payının yükselmesi ile ülke ekonomisi için önemli bir katma değer oluşturulacağını söyleyen Büyükyıldız, bu konuda Milli Enerji ve Maden Politikası’nı KÖMÜRDER olarak da desteklediklerini açıkladı. Büyükyıldız, son 10 yılda bu politika sayesinde kömür rezervinin 19 milyar tona yükseldiğini bildirdi.

Türkiye coğrafyasının jeolojik ve tektonik koşullarına göre maden sahalarındaki işletme zorlukları dikkate alınarak bölgesel bir modelleme yapılması gerektiğini açıklayan Büyükyıldız, yatırım teşviklerinin havza esaslı olması gerektiğini de belirtti.

İş kazalarını önlemek için atmamız gereken 4 adım

Kömürün ülke ekonomisine faydasının anlatılması gerektiğinin altını çizen Gökalp, bu konuda yapılması gerekenleri 4 maddede özetledi:

1 - Yatırım yapan firmalar sektörün doğası gereği yatırımın geri dönüş süreci uzun olduğu için sabırlı olmalıdır. İşyerlerindeki iş güvenliği kültürü oluşturmada, çevre ve AR-GE gibi konularda asla taviz vermemelidir.

2- Devletimizden sahalarda yaşanan zorlukların görülmesini ve daha yapıcı bir yaklaşım sergilenmesi bekliyoruz. Son yıllarda devletin denetim mekanizmasının iyi işlemesinden dolayı memnuniyetimizi açıkça belirtmek isterim. Çalışma Bakanlığının iş sağlığı ve güvenliği denetimleri, MAPEG denetimleri, yeraltı çalışanları için getirilen Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası uygulamasına ait denetimler ve çevre denetimleri firmaların sorumluluklarını yerine getirme ve iş körlüğünün önüne geçmesi bakımından çok büyük önem taşıyor.

3- Üniversitelerin nitelikli teknik eleman yetiştirmeleri, akademisyenlerin de sahadaki uygulamalardan uzak olmamaları ve pratiğe önem vermeleri gerekiyor.

4- Önemli bir sorumluluğun da sendikalara ait olduğunu düşünüyoruz. İşverenler işyerinde çalışanlara mevzuatta belirtilen her türlü eğitimi vermektedir. Sendikaların da farklı etkinlikler yaparak kendi üyelerini bilinçlendirmesi gerekmektedir.

Bu haber 4444 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum