KARANLIKTA AYDINLANMAYI BEKLEYEN YILDIZ
Ertuğrul Gazi Işık

Ertuğrul Gazi Işık

KARANLIKTA AYDINLANMAYI BEKLEYEN YILDIZ

19 Haziran 2019 - 10:15
Reklam

Evren; günümüzde yaşayan insanoğlunun ve bir takım canlıların içinde bulunduğu başı ve sonu bilinmeyen genişlikte ki var oluşa verilen en büyük genel isim. İnsnalar keşifleri, oluşturdukları teknoloji ile evrenin bazı sırlarını çözmüş olsalarda çzöülen her sır arkasında bir başka sır, iz veya deliller topluluğu bıraktığı için bir türlü bu muazzam sıralı karmaşanın sonu gelmiyor gibi duruyor. Evrenin varlığından bizlerin haberi olduğu günden bu yana iki şey sürekli olarak nüksediyor. Bilim ve Din. Günümüzde ne yazık ki özellikle şu bin yıl içinde iki zıt kutup gibi işlediğindne ötürü iki geçimsiz kardeş gibi olan bilim ve din aslında birbirine ihtiyacı olan iki sıkı dost gibi. Dinler tarihine bakılırsa özellikle son semavi din olarak islama bakılırsa yüce kitabımız kuran da uzay ve evren hakkında bazı deliller bulmak mümkün.

Bugün bahsetmek istediğim şey aslında bu delillerden biri halinde olan ve insanoğlunun astronomik araştırmalarında derin bir merak uyandıran sirius yıldızı. Sirius yıldızı nedir? Tarihi nedir biraz buna değinmek gerekli diye düşünüyorum. Arapların ve kuranda adı geçen ismi Şira olan sirius yıldızının asırlardır bahsi geçtiği bazı konularda sık sık adına rastlamak mümkün.

Bir astronomun gözüyle yıldız kümeleri yoğun ışık saçan plazma küresiyken bazıları için koca evrende tanrının farklı boyutlardaki tezahürüdür. Sadece karanlık geceleri aydınlatmak için orada durmadıkları ise aşikârdır. Hiç şüphesiz yıldızlara ayrı coğrafya ve kültürlerde, birbirinden bağımsızmış gibi görünen ancak özünde aynı olan inanç sistemleri farklı anlamlar yüklenmiştir. Bu sembolizmin en yoğun olduğu yıldızlardan biri olan Sirius, “Köpek Yıldızı”,”Demir Kazık” gibi adlarla ifade edilir. Bazı kaynaklar Demir Kazık yıldızını Kutup yıldızı olarak ifade etse de mitolojik imgeler açısından bakılırsa işaret edilen yıldız Sirius yıldızıdır.

Bahsi geçen Takımyıldızımız; Ezoterik öğretilerde genellikle köpek, kurt, çakal biçiminde simgelenmiştir.

Yunan mitolojisinde avcı Orion’un köpeğidir.

Mısır’da ölüleri öteki aleme götüren Anubis’tir.

Türk mitolojisinde göksel sarayın bekçisi Kutsal Kurt Asena’dır.

Roma mitolojisinde Roma şehrinin kurucuları Romelus ve Remus’u emziren ilâhi kurttur.

İslam’da (Kuran’da değil) Zulkarneyn’in bu yıldıza giderek Yecüc ve Mecüc’ü hapsettiği düşünülür. 

Sirius, farklı dillerde “Sothis”,”Şira”,”Sirona”,Serios”,”Kak-si-di”,”Huşi” gibi adlarla telaffuz edilmiştir.

1862 yılında Amerikalı Astronom Alvin G. Clark, Sirius’un bir çift yıldız sistem olduğunu keşfetti.  Daha şaşırtıcı olan şey ise Necm suresinde "49- Ve şüphe yok ki odur Şi'râ yıldızının Rabbi." ayetidir. Arapça orijinal anlamında ise ayette "49- Ve şüphe yok ki odur Şi'râ yıldızlarının Rabbidir." (kuran/necm suresi)  Diye geçtiği söylenmektedir. Diğer eş (Sirius B) 8.44 kadar parlaklığa sahip ve Güneş’in parlaklığının % 0.005’i kadar olan bir beyaz cüce’dir. Sirius B, bir zamanlar Sirius’tan çok daha büyüktü ve hızla gelişerek yakıtını tükettikten sonra dış katmanlarını dışarı fırlatarak bir beyaz cüce haline geldi. (Yıldızlar ömürlerinin sonlarına geldikleri zaman ya beyaz cücelere dönüşürler, ya da çok büyük yoğunluktalarsa içlerine çökerek bir karadeliğe dönüşürler) Bu beyaz cüce, Sirius’un etrafında 49.9 yılda bir tur atarken Sirius’a gaz aktarımında da bulunduğu düşünülüyor. Bu nedenle de Sirius’tan alınan tayfta sıra dışı çizgilere rastlanıyor.

Sirius (Şira) Yıldızı

Çok yüksek güce sahip teleskoplar aracılığıyla görülebilen ve ancak 1970’ler gibi yakın bir tarihte fotoğraflanabilmiş bu yıldıza Sirius-B denilmiştir. Sirius, birbirlerinden 20 astronomik birim uzaklığında (yaklaşık Güneş’le Uranüs arasındaki uzaklık) ve birbirleri çevresinde 49.9 yılda dönen iki beyaz yıldızdan oluşan bir çift yıldızdır. Bu çift yıldızdan çıplak gözle görülebileni günümüzde Sirius-A olarak adlandırılır. 49 rakamı ayette verildiğinde ve bahsi geçen yıldız hakkında konuştuğunda bunun bir tesadüf olmadığını düşünüyorum.

Bize göre ise, durum biraz daha farklıdır. Alemlerin Rabbi Allah'ın Sirius'a özel bir anlam veya bir ayrıcalık taşıdığı akla yakın gelmektedir zira çok daha eskilerde antik tanrılar da daha önce belirtildiği gibi Sirius ile ilgilidir yani onları da Yaratıcı'nın varettiğine ve belki de insanın sahipsiz olmadığını kanıtlamak için bir demo gibi kullandığına inanır veya düşünürsek, Sirius boyutunun tanrısal bir kanal veya kaynak olduğunu da akla getirebiliriz. Yani sanki özel bir boyut kastedilmektedir. Her şeyi yaratan Allah'ın, kendi yarattığı bir şeye and etmesi ilginçtir. Kuran'da bulunan başka ayetlerde de, bir kaç tane daha and sözcüğü vardır. Elbette ki, her şeye gücü yeten ve her şeyi yaratan Allah, içinde and ettiği bir ayet olmayan bir Kuran'ı indirmekten aciz değildir. Dolayısıyla Yaratıcı Allah'ın bir yıldıza veya Mirac'a ya da bir gök cisminin ufukta alçalıp yükselmesine and etmesi garip gelebilir fakat olaya şöyle bakmak istiyorum.

“Yıldızların mevkiine andolsun. Doğrusu bu akıl sahipleri için büyük bir yemindir.” (kuran) ayetinden örnek vermek istiyorum. Nasalı bilim adamları yaptıkları bazı araştırmalarda galaksimizin en büyük gezegeni olarka kabul ettikleri jüpiterin aynı zamanda büyük bir gaz devi olduğunu da ispat etmişlerdi. Son yıllarda jüpiter hakkında “Yıldız olmayı başaramamış yıldız.” İfadesini taktılar. Gerçekten bir gezegen olduğu kadar jüpiter gaz bulutlarının bir yıldız oluşumu içinde olduğunu ve bunu tam olarak yerine getiremediğini söylemeleri üzerine bazı bilim makalelerinde az önce bahsettiğim şekilde “Yıldız olamamış yıldız” ya da “Yıldız gezegen” tabiri ile dile getirilmiştir. Ayrıca kuiper kuşağından gelen dünya büyüklüğünde göktaşlarının infazcısıdır. Dünya yörüngesine doğru gelen ve ölümcül bir yıkıma sebep olabilecek büyük göktaşlarını çekim gücü sayesinde içine çekip küçülten veya yok eden bir gezegendir. Jüpiterin varlığı olmasaydı dünya sürekli olarka kendisinden daha büyük bir göktaşının çarpması sonucu tüm yaşama son verecek bir hale gelecekti. Bu da yukarıda bahsi geçen yemin yani şahitliklerden biri değil midir sizce? Düşünmek ve araştırmak açık bir sınavın delilidir. Daha önce de dedğim gibi; Bilim ve Din birbirine merdivendir. Aslında sirius yıldızını anlatmak, mitlerde de bahsetmek isterdim ama şu an bile çok uzun bir yazı oldu. Bir dahaki yazımda görüşmek ümidiyle hoşçakalın…

Bu yazı 2990 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum