Reklam
Reklam
Ertuğrul Gazi Işık

Ertuğrul Gazi Işık

Nükleerizm

11 Mart 2019 - 15:18
Reklam

Herkese güzel bir hafta dilerken önümüzde ki zamanlarda daha güzel bir geleceğe ulaşmak ümidiyle küresel sorunlardan birisi olan nükleer felaketlere değinmek istedim.

Son zamanlarda o kadar çok felaketler yaşandı ki bunların sonucunu neredeyse tüm insanlık birlikte çekti. En önemli felaketlerden birisi olan Çernobil felaketini ele almak istedim. Yeni nesil içinde pek araştırmacı olmadığını varsayarak “Nedir bu Çernobil?” diye soracaklara kısaca şöyle diyebilirim; İkinci felaket… Dünya da pek çok ülkelerin afet ve kaza raporlarında doğal felaketler sıralamasında başı çeken ama doğal bir felaket olmayan nükleer kazalar bir milyara yakın insanın hayatını gelecek yüzyılda tehdit edecek. Bir önlem alınmazsa bundan yüz sene sonra doğan bir çocuğun hayatını karartan nesil olarak tarihe geçeceğiz.

İkinci Dünya savaşından sonra en acıklı nükleer olay olarak anılan Çernobil kazası dönemin Sovyet Rusya’sı içinde bugün kü Ukrayna topraklarında meydana geldi.

Olay 26 Nisan 1986 Cumartesi gecesi Moskova Saatiyle 01:23 sularında 4 numaralı reaktörde yapılan sistem testi esnasında başlamıştır. Çernobil Nükleer Santrali Pripyat kenti, Beyaz Rusya idari sınırı ile Dinyeper Nehri yakınlarında bulunuyordu. Test esnasında ani ve beklenmedik bir güç dalgalanması fark edilerek acil durum butonuna basılmıştı fakat güç çıkışı daha fazla büyüyerek son noktaya ulaştığında buhar basıncı bir dizi tepkimeye neden oldu. Tüm bu olaylar nötron moderatör ile hava arasındaki grafitin birleşmesine neden oldu ve reaktör tutuştu. Tutuşma ile çıkan yangın atmosfere yükseldi. Böylece Pripyat başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya yüksek derecede nükleer serpinti bulutu yayıldı. Serpinti bulutu Sovyetler Birliği'nin batısı ile buradan Avrupa'ya ve Karadeniz üzerinden Türkiye'ye sürüklendi. 1986 yılından 2000 yılına kadar Beyaz Rusya, Rusya ve Ukrayna'da ciddi olarak kirlenmiş bölgelerden toplam 350.400 kişi tahliye edildi. Rusya'nın resmî verilerine göre oluşan radyoaktif serpintiden en çok etkilenen yer %60 ile Beyaz Rusya oldu

Kaza Uluslararası Nükleer Olay Ölçeğine göre bugüne kadar meydana gelmiş en büyük nükleer kazadır. Çernobil felaketi, Uluslararası Nükleer Olay Ölçeğinde en yüksek sınıflandırma oranı olan 7 ile ölçeklendirilmiştir. Bu sınıfta ölçeklendirilen yalnızca iki nükleer felaket bulunmaktadır. Bunlardan birisi Çernobil felaketi, diğeri ise 2011 yılında meydana gelen Fukushima Daiichi nükleer felaketidir.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan bir raporda kazanın çevresel sonuçları incelenmiştir. UNSCEAR raporuna göre ise 2008 yılına kadar kazadan yüksek dozda radyasyona maruz kalan 4000 kişiden 64'ünün radyasyon sonucu öldüğü doğrulanmıştır. Oluşturulan Çernobil Forumunda 200.000 acil müdahalede çalışan işçi, 116.000 kurtarılmış kişi ve kirlenmiş alanlardan tahliye edilen 270.000 kişinin bilgileri derlenmiştir. Akut radyasyon sendromuna bağlı olarak kazadan kısa süre sonra ölen 50 acil müdahale işçisinin ölümleri ile radyasyona bağlı olarak tiroid kanseri ve radyasyona bağla kanserden dolayı ölenler birleştirildiğinde, ölenlerin sayısı 3940 olmuştur. Bunlardan tahmini olarak dokuzu çocuktur ve lösemi nedeniyle ölmüşlerdir.

Eğer bizler gelecek için verimli enerji ihtiyaçları arıyor, insnalığı zor duruma bırakmak istemiyorsak bakış açılarımızı değiştirmeli, kürsel boyutlara ve tüm insanlığa maal olacak ölümcül sonuçlara göz yummamalıyız. Eğer Nükleer düşüncelere devam edersek bu düşünce ileride karşımıza ne yazık ki sakat doğumlar ve kanser vakaları sonucu artan ölümler olarak geri dönecektir.

Haftayı Albert Einstein’in düşüncesiyle kapatıyorum.

Atomu parçalayan ve Atom bombasının yapımında büyük etkisi olan Albert Einstein’a sormuşlar.

“En büyük hatanız nedir?”

Einstein hiç duraksamadan cevaplamış;

“Atomu parçalamak.”  Herkes merakla bu cevabın devamını öğrenmek istemiş. Einstein atomu sağlık alanında parçalamak istediğini ve insanlara faydası olacağına inandığını belirtmiş. Günümüzde Tomografi, Mr, ultrason, Röntgen gibi sağlık araçları insnaların hayatlarında faydalı işler yaparken diğer yandan Elektrik enerjisi için yapılan nükleer santraller, kitle imha silahları, nükleer başlıklı füzeler de koca bir insanlığın sonuna ve gelecek nesillerin hayatlarının başlamadan son bulmasına neden oluyor. Bir ara ülkemizde de bazı kesimler Nükleer santrale olumlu bakıyorlar ve adeta fanatikliğini yapıyorlardı. Bir an evvel bu Nükleerizm hayranlığına ülke ve dünya olarak son vermeliyiz. daha iyi bir dünya yı çocuklarımıza miras bırakmak ümidiyle…

Bu yazı 1771 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum