Otokontrol kimde?
Seyhan Özgün

Seyhan Özgün

Otokontrol kimde?

31 Ekim 2019 - 10:20 - Güncelleme: 31 Ekim 2019 - 10:23
Reklam

İnsan, sağlığı için çok fedakarlık ettiğini düşünse de farkında olmadan çevresel etkenlerin desteğiyle sağlığını harcayabiliyor.

Hayatta tesadüf diye bir şey var mı sorusu hep soruladursun hiç bir şeyin nedensiz olmadığının bilincini idrak etmek mantığın ön gereksinimi olsa gerek. 

Doğadaki ıhlamur çiçeği nedensiz değildir. Dağların denize dik olduğu o dağlarda yetişen incir de nedensiz değildir. Ayağımıza takılıp düştüğümüz taş sayesinde, yetişemeyip kaçırdığımız o uçağa vesile olan taşta sebepsiz değildir. 

Ekolojik denge içerisinde sürdürülebilir bir yaşam için karıncanın-toprağa, balığın-denize, aslanın ormana ihtiyacı olduğu gibi insanın da sadece dört duvara değil, huzura, mutluluğa, sağlığa ihtiyacı vardır.

İnsan hastalandığında sağlığının kıymetini anlıyor. Kendine daha çok dikkat ediyor. Ya sağlığına eriştiğinde aynı nizam-i düzeni devam ettiriyor mu? 

Mortalitesine baktığımızda kanser en çok ürküten hastalıkların başında gelmektedir. 

Nedir bu kanser? Neden bir grip bir nezle gibi yaygınlaştı? Vücutta tersine giden nasıl bir hareketlilik var ve bu sinsilik niye? Otokontrol neden bizde değil? Genetik geçiş mi yoksa duygusal çöküş mü? Aldığımız besinin tahribatı mı yoksa çevresel faktörlerin etkisi mi? 

Bir hücre düşünün düzenli ve kontrollü bölünüyor her şey olağan, rutininde.
Başka bir hücre düşünün düzensiz, oto kontrolsüz bölünüyor, büyüyor ve tümörleri oluşturuyor. Her evrede farklı durumlar yaşatıyor. Sancılı, yorucu ama  güçlü olması gereken bir yolculuk başlıyor.

Biraz geriye gidelim. Avrupa, Rusya, Karadenize doğrudan, dünyaya dolaylı  etki eden Ukraynadaki Çernobil faciasının üzerinden 33 yıl geçti. Patlama anında 31 kişi ölsede, patlama sonrası onlarca yıla bölünen, milyonlarca “kanser” tanılı ölüm kayıtlara geçti. Oysa ki Çernobil sadece bir denemeydi. Bir insan hatası, diyeti bitmeyen bir ceza gibi acımasızdı.

Sadece Çernobil değil elbette bizi bu hastalığın pençesine sürükleyen. Yediğimiz besinlerin dayanıklılığını arttırmak için “E” harfinin arkasına sığınılan, kanser hücresini besleyen ürünlerden tutun da, içilen sigaraya, saçlara sürülen kimyasal boyaya, duygusal zayıflığa, mutsuzluğa, umutsuzluğa, direnç kaybına sebep olacak yaşam döngüsüne kadar herşey bu hastalığın rahatça aramızda dolanımını sağlıyor. 

Peki biz kendimiz için ne yapıyoruz? 
Aracın trafiğe çıkması için zorunlu muayenesini yaptırmadan çıkamıyoruz. Peki kendi muayenemizi neden erteliyoruz? 
Check-up sayesinde erken teşhis ile tedavinin yolu açık iken;  neden derdimizi dünya yapıp, dünyanın derdini sırtımıza yüklüyoruz.

Sosyal medyadaki yapay gülen yüzlerin ardına saklanılmış mutsuzluğa neden çare aramıyoruz?

Fabrikaların kontrolsüz atıkları sayesinde soluduğumuz havanın kalitesini düşürenlere neden seyirci kalıyoruz?

Organik yaşamlar kuşkusuz herkesin reçetesinde var. Aldığımız gıdaları seçerken bile bileşenlerini artık farklı göz ile okuyoruz. Farkındalığı artan bir kısım tatillerini daha çok köylerde geçirmek istiyor  bir dirhem daha sağlık olsun diye.
Etrafımızda olup bitenlere bize gelmez gözüyle bakmadan önlem almak lazım. 

Dünya dönmeye beraberinde sorunları da rüzgarıyla önümüze getirmeye devam ediyor. Aklımızla, hayatımızdaki  olumsuzlukları filtreleyerek daha kaliteli yaşamak, dünyaya gelen her canlının hakkı. 

Ne olursa olsun yanımızda hep “Sağlık” olsun. Lafta değil, eylem ile olsun.

Sağlıcakla kalın...

Bu yazı 991 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • İlhan Tanışma
    1 hafta önce
    Mükemmel bir konu ve yorum daha! Tebrik ediyorum! Mehmet Korkmaz bey, sizinde çocuğunuza şifalar diliyorum.
  • Mehmet korkmaz
    1 hafta önce
    İşadamı olarak çıktığım bu yolda; tek amacım, çok para kazanıp itibar ve mevkii ile birlikte lüks bir yaşam sürmekti; taa ki 2 sene önce minik oğlum 2 yaşına gelmeden miyokardit (kalp kası iltihabı) geçirene kadar. Yaklaşık 6 ay uyuyamadım, işlerime bakamadım, herşeyden vazgeçtim, yeter ki çocuğum iyi olsun diye. Bu öyle bir imtihandı ki; bütün hayat felsefemi, yaşantımı, beklentilerimi değiştirmeye yetip artmıştı bile. Allah doğru yolu, bu gibi imtihanlarla insanoğluna anlatmayı nasip etmesin, sağlık önemlidir vesselam; hayattaki herşeyiniz 000000 olabilir ama başımda 1 yoksa (1=sağlık) hiçbişey ifade etmez. Heleki çocuklarımızın sağlığı; onlara bişey olmasın biz ölelim. Seyhan hanım yazınız çok başarılı gerçekten bi kere daha hatırlıyor insan sağlığı...
  • Seyhan Özgün
    1 hafta önce
    Mehmet bey, Minik Aden için çok çok geçmiş olsun ve şifa bekleyen tüm çocuklarımız için. Samimi paylaşımıınız için teşekkür ederim Allah kimseyi sevdikleri ile sınamasın, sizi evladınıza, evladınızı da size bağışlasın... Kesinlikle o “1”sıfırın başındayken kıymetli