Düşman Sınırı
Reklam
Reklam
Tolga Ziyagil

Tolga Ziyagil

Düşman Sınırı

13 Şubat 2019 - 09:55
Reklam

Hani derler ya “dostunu yakın tut, düşmanını daha da yakın” diye, az sonra okuyacağınız düşmanlarınız ise tam tersi şekilde kendinizden uzak tutmanız gerekecek cinsten. Yaşamda öyle düşmanlarımız var ki her an onlarla karşılaşmamız olası. Tek yapmanız gereken düşmanlık sınırını aşmak. Diyeceksiniz ki “Kim ister ki kendine bir düşman yaratmayı?” Doğru, istemez. Ancak bu düşmanlardan bazılarının ayağına gönüllü gittiğinizi okuduğunuzda şaşıracaksınız. Adımınız sınırın önünde iken size iyi gelen, ancak ilerisinde iken düşman kesilen bu iki yüzlü melek şeytanlar da ne ola?

Herkesin bir yaşam şekli vardır ve sürekli daha iyisi için de çabalamaktadır. İşte bu çaba sırasında bazen istenmeyen olaylar da başa gelebiliyor ve ileri boyutlarda yaşam sonlanabiliyor. Önü dost arkası düşman olanlardan ilki hız. Günümüzde her alanda öneme iye olan hız, bize kısa sürede daha çok iş yaptırsa da, en çok yollarda canımızı yakıyor. Hız sınırının olduğu yerlerde kurallara uymayıp aşırı hız yaparsanız kaza geçirme olasılığınız önemli oranda artar. Diyelim ki bir dönemece, 50 km/s hız sınırı olan yerde 120 km/s ile girdiniz. Sonuç olarak savrulmanız ve kaza yapmanız kaçınılmaz duruma gelebilir. 50 size dostken, 120 düşmanınız oldu. Hız tutkunuza yenik düşüp heyecan aradınız. Sonuçlarını inanıyorum ki düşleyebiliyorsunuz.

Bir başkası sporda olabilir. Eğitmenin verdiği düzene uymayıp, daha çabuk gelişme uğruna ağırlıkları arttırmak sizi kalıcı sakatlığa dek götürebilir. 15 kg yerine 50 kg kaldırmayı denerken kaslarınız, bağlarınız yırtılabilir, eklemlerinize zarar verebilirsiniz. Benim bir arkadaşım kürek çekmede bel fıtığı oldu. Onu uyarmama rağmen. Artık vücut geliştirmeye pek yanaşamıyor. Aşırı sağlıksız beslenme, hazır tüketim, zayıflamak uğruna az yeme, hiç yememe, öğün atlama gibi durumlarda da düşmanlık sınırını yine aşıp aşmamanız çok önemlidir. Az uyuma, aşırı su içme (su zehirlenmesi), doktora gitmeden yanlış doğru demeden antibiyotik kullanma gibi daha da çoğaltabiliriz. Bazıları ise hep düşmandır ama azı size dost gibi gözükebilir. Örneğin alkol, sigara, nargile, yasaklı madde gibi.

Bilgi de bunlardan biridir. Eğer bir konuda bilginiz yoksa, bilgisizlik de sizin düşmanınızdır. Okumadıkça günü yakalayamaz ve dünyadan giderek kopar, yalnızlaşır, kendinizi kötü hisseder, baskı altına girersiniz. Başkalarınca kolay yönlendirilirsiniz. İlgili olduğunuz alanda mutlaka öğrenmeyi sürdürmelisiniz. Yine bunda da aşırıya gidip, başınızı okumaktan kaldırmazsanız yalnızlaşır, insanların size olan uzaklığını arttırmış olursunuz. Kendi içinizdeki bir dünyada yaşamaya zorunlu kalırsınız. İletişimsizlik ise yine en büyük düşmanlarımızdandır. Çevrenizdeki insanları arayıp sormamanız giderek ilişkilerinizde buzdağları oluşturur. Öyle insanlar var ki selam verip almaktan yoksundurlar. Kendinizle dahi iletişim kurabilme becerinizi geliştirmelisiniz. Aksi durumda yalnız başınıza kaldığınızda en büyük düşmanınız kendiniz olabilirsiniz. Kendisine yetersiz gelen biri, yeryüzündeki en kötü duygudurumunda olabilir. İçsel olarak kendinizi tanımanız önemlidir.

Örnekleri çoğaltabiliriz ancak konunun anlaşıldığını düşünüyorum. Her alanda, konuda, eylemde bir sınır vardır, geçtikten sonra size düşman olacak. Günlük yaşantınızı bir düşünün bakalım neler sizi sinirlendiriyor, geriyor, zarar veriyor ya da sizden kim zarar görüyor, kaçıyor, uzaklaşıyor? Sınırını aştığını düşündüklerinizi yeniden gözden geçirin. Aşırı düşünmek de hiç düşünmemek de düşmandır

bilesiniz. Kendinizi sakının ve dengeyi korumaya özen gösterin.

Düşmansız hava sahalarının artması dileğiyle.

Bu yazı 618 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum